|
üstünden bastırıyordu kafamın. bağırtmadan, ama öylesine tek noktadan ve sabit bir şiddette veriyordu acıyı. tenime değdiği yerden, buhran, sıkıntı, hüzün ve anlamsızlığa dönüştürüryordu her bir başınabuyruk hücre, içinde bilgisini saklamadığı bu yabancı maddeyi.gözlerimden yaş geliyordu, ama silmek için avuçlarımı bulamıyordum ceplerimde. en yakınımdan bir camdan duvara tereddütsüzce vurmak istedim vücudumu bugün. her bir parça kirpiklerimi kessin istedim, bana bir daha düşünme fırsatı vermesin, ya da parmaklarımda derman bırakmasın. o binadan ötekine savrulurken her şeyi ait olduğu yere bırakabileyim. sonra bir bankın üstünde, üşüyorum. müziksizliğin eşliğinde, kapşonların altında, kalp atışlarının ritminde titriyorum, sarılmazsam eğer. olmak isteyeceğim yerler içinden, öyle bir binkabuklunun yanında huzurlanıyorum, göz hizasının altında bir yerler. ama içimde, çok fazla şey birikiyor, büyüyor, ve rengimi değiştiriyor. ödünçlerin değil, süresizlerin yükü çok. |
| Leave a Comment: |